verb

pursue

takip etmek, peşinden gitmek, sürdürmek, izlemek

The police pursued the suspect.

Polis şüpheliyi takip etti.

She wants to pursue a career in medicine.

Tıp alanında bir kariyer yapmak istiyor.

He decided to pursue the matter further.

Meseleyi daha fazla takip etmeye karar verdi.

((birini/bir şeyi)) takip etmek The police pursued the suspect.

((bir şeyi)) sürdürmek, peşinden gitmek She wants to pursue a career in medicine.

Synonyms: chase, follow, seek; Antonyms: flee, avoid, abandon

Eski Fransızca 'poursuivre' kelimesinden, Latince 'prosequi' ('takip etmek') kelimesinden gelir. 'pro-' (ileri) + 'sequi' (takip etmek).

Birinin 'peşine' düşmek olarak düşünün. 'Per-' öneki 'peşin' kelimesine benziyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.