noun

pursuit

takip, kovalama, uğraş, hobi

The lion was in pursuit of a zebra.

Aslan bir zebranın peşindeydi.

He moved to the city in pursuit of his dreams.

Hayallerinin peşinden şehre taşındı.

Reading is one of her favorite pursuits.

Okumak onun en sevdiği uğraşlardan biridir.

in pursuit of ((bir şeyin/birinin)) (bir şeyin/birinin) peşinde The lion was in pursuit of a zebra.

a favorite pursuit favori bir uğraş Reading is one of her favorite pursuits.

Synonyms: chase, quest, hobby, pastime

'to pursue' fiilinin isim halidir. Eski Fransızca 'poursuite' kelimesinden gelir.

Bir şeyi 'pursue' (takip etmek) ettiğinizde yaptığınız eylemdir. Bir hobiyi takip ederseniz, o hobi sizin 'pursuit' (uğraşınız) olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.