pushing
Çeviri
iterek, itme, ısrarcı
Örnekler
He is pushing the cart.
Arabayı itiyor.
Pushing the button starts the machine.
Düğmeye basmak makineyi çalıştırır.
She is a very pushing salesperson.
O çok ısrarcı bir satış elemanı.
Dilbilgisi Kalıpları
(sürekli zamanda bir fiil olarak) He is pushing the door.
(ulaç olarak) Pushing people is not nice.
(sıfat olarak) She has a pushing personality.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: pressing, shoving, urging
Etimoloji
'-ing' eki, bir fiilin şimdiki zaman ortacını veya ulaç halini belirtir.
Hafıza İpuçları
Bu, 'push' eyleminin gerçekleştiği anı veya bir kavram olarak tanımlar.