put
Çeviri
koymak, yerleştirmek, ifade etmek
Örnekler
Put the book on the table.
Kitabı masanın üzerine koy.
Can you put that another way?
Bunu başka bir şekilde ifade edebilir misin?
You put me in a difficult position.
Beni zor bir duruma soktun.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyi)) ((bir yere)) bir şeyi bir yere koymak. She put her keys on the counter.
((bir şeyi)) ((kelimelere)) bir şeyi kelimelere dökmek. It's hard to put my feelings into words.
((birini/bir şeyi)) ((bir duruma)) birini/bir şeyi bir duruma sokmak. The news put him in a good mood.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Eski İngilizce'deki 'putian' (itmek, dürtmek) kelimesinden gelir. Anlamı 'yerleştirmek' olarak değişmiştir.
Hafıza İpuçları
En temel ve çok yönlü fiillerden biridir. Bir şeyi bir yere taşımanın genel eylemi olarak düşünün.