noun

puzzle

bulmaca, yapboz, muamma

I like doing jigsaw puzzles.

Yapboz yapmayı severim.

Her question was a real puzzle.

Sorusu gerçek bir muammaydı.

bir yapboz birbirine geçen parçaları olan bir bulmaca türü I like doing jigsaw puzzles.

biri için bir muamma biri için anlaşılması zor bir şey Her question was a real puzzle.

Eş anlamlılar: riddle, enigma, mystery, problem

Aslen 'apposal' (sorgulama) kelimesinden gelmiş, daha sonra 'pose' + '-le' (tekrar bildiren ek) ile karıştırılmıştır.

Bir yapbozun (puzzle) birçok parçası tarafından 'kafanızın karıştığını' (puzzled) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.