noun

raconteur

fıkra anlatan kimse, hoşsohbet kimse

He was a brilliant raconteur.

O, harika bir fıkra anlatıcısıydı.

Her grandfather was a famous raconteur.

Büyükbabası ünlü bir hoşsohbet insandı.

((parlak/ünlü/doğuştan bir fıkra anlatıcısı)) belirli bir niteliğe sahip bir hikaye anlatıcısı O, büyük bir fıkra anlatıcısı olarak bilinir.

Eş anlamlılar: hikaye anlatıcısı, nükteci

Fransızca 'anlatmak, nakletmek' anlamına gelen 'raconter' kelimesinden gelir. '-eur' eki, eylemi yapan kişiyi belirtir.

Bir hikayeyi iyi bir şekilde 'nakleden' (recount) birini düşünün. Fransızca kökeni ona sofistike bir hava katar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.