verb

raise

kaldırmak, yükseltmek, yetiştirmek, toplamak

Please raise your hand if you have a question.

Bir sorunuz varsa lütfen elinizi kaldırın.

They raise chickens on their farm.

Çiftliklerinde tavuk yetiştiriyorlar.

The event helped to raise money for charity.

Etkinlik, hayır işleri için para toplanmasına yardımcı oldu.

She raised an important point during the meeting.

Toplantı sırasında önemli bir noktaya değindi.

((sth.)) (bir şeyi) kaldırmak Please raise your hand.

((sb./sth.)) (birini/bir şeyi) yetiştirmek They raise chickens on their farm.

((sth.)) (para vb.) toplamak We need to raise money for the project.

((sth.)) (bir konuyu) gündeme getirmek He raised a good question.

Eş anlamlılar: lift (kaldırmak), elevate (yükseltmek), increase (artırmak); Zıt anlamlılar: lower (indirmek), decrease (azaltmak)

Eski Nors dilindeki 'reisa' kelimesinden gelir, 'yükselmesine neden olmak' anlamına gelir. 'rise' (yükselmek) fiilinin ettirgen halidir.

'Elini kaldır' (raise your hand) ifadesini hatırlayın. Elinizin yükselmesine neden oluyorsunuz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.