rare
Çeviri
nadir, ender, az pişmiş
Örnekler
It's rare to see a blue butterfly.
Mavi bir kelebek görmek nadirdir.
She collects rare stamps.
Nadir pullar biriktiriyor.
I like my steak rare.
Bifteğimi az pişmiş severim.
Dilbilgisi Kalıpları
((nadir)) + isim nadir bir pul She collects rare stamps.
(bir şeyi) yapmak ((nadir))dir Mavi bir kelebek görmek nadirdir.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: uncommon, scarce; Zıt anlamlılar: common, frequent
Etimoloji
Latince 'seyrek, aralıklı' anlamına gelen 'rarus' kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
'Nadir' bir mücevher düşünün - bulması zordur. Veya 'az pişmiş' bir biftek, ki o da 'nadiren' ısı görmüştür.