verb

attack

saldırmak, hücum etmek, eleştirmek

The army will attack at dawn.

Ordu şafakta saldıracak.

The virus attacks the immune system.

Virüs bağışıklık sistemine saldırır.

He attacked the government's new policy.

Hükümetin yeni politikasını eleştirdi.

((sb./sth.)) (birine/bir şeye) karşı şiddet kullanmak The army will attack the enemy.

((sb./sth.)) (birini/bir şeyi) sertçe eleştirmek He attacked the government's new policy.

Eş anlamlılar: assault, charge, criticize; Zıt anlamlılar: defend, protect, praise

Eski Fransızca 'ataquier' kelimesinden, muhtemelen 'bir kazığa bağlamak' anlamına gelen bir Cermen kökünden gelir.

'attack' kelimesi fiziksel kavgalar, hastalıklar veya sert eleştiriler için kullanılabilir. Aynı zamanda aynı yazılışa sahip bir isimdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.