verb

reached

ulaştı, vardı, erişti

We reached the city at night.

Gece şehre ulaştık.

He reached for the book on the shelf.

Raftaki kitaba uzandı.

I can't be reached by phone.

Bana telefonla ulaşılamaz.

((sth.)) (bir yere, hedefe) ulaşmak Gece şehre ulaştık.

((for sth.)) (bir şeye) uzanmak Raftaki kitaba uzandı.

((sb.)) (birine) ulaşmak Bana telefonla ulaşılamaz.

Eş anlamlılar: arrive (varmak), attain (elde etmek); Zıt anlamlılar: leave (ayrılmak)

Eski İngilizce'de 'uzatmak, germek' anlamına gelen 'ræcan' kelimesinden gelir.

Uzaktaki bir şeye 'ulaşmak' için kolunuzu uzattığınızı düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.