verb

realizing

fark ederek, anlayarak, gerçekleştirerek

Realizing his mistake, he apologized.

Hatasını fark edince özür diledi.

She is slowly realizing the danger.

Tehlikeyi yavaş yavaş fark ediyor.

((that...)) (...dığını) fark etmek I am realizing that I was wrong.

((sth.)) (bir şeyi) fark etmek He is realizing his mistake.

((how/what/why...)) (nasıl/ne/neden ... olduğunu) fark etmek She is realizing how difficult it is.

Eş anlamlılar: anlama, kavrama, başarma; Zıt anlamlılar: kaçırma, gözden kaçırma

'real' (Latince 'res', şey) + '-ize' (yapmak) kelimelerinden. Bir şeyi zihninizde 'gerçek bir şey' yapmak (anlamak) veya dünyada (başarmak) anlamına gelir.

'-ing' eki, devam eden bir anlama veya başarma sürecini gösterir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.