adjective

reasonable

makul, mantıklı, uygun, akla yatkın

That's a reasonable price for a new car.

Yeni bir araba için bu makul bir fiyat.

She made a reasonable argument.

Mantıklı bir argüman sundu.

Any reasonable person would agree.

Aklı başında her insan katılırdı.

((a reasonable + noun)) makul bir (isim) That is a reasonable price.

((it is reasonable to-inf)) (bir şey) yapmak mantıklıdır It is reasonable to ask for more time.

Eş anlamlılar: fair, logical, sensible; Zıt anlamlılar: unreasonable, irrational

'reason' (akıl) + '-able' (yapılabilir) kelimelerinden. Kelimenin tam anlamıyla 'akıl yeteneğine sahip' demektir.

Bir şey 'reasonable' (makul) ise, arkasındaki 'reason'ı (nedeni) görebilirsiniz ('able').

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.