noun

reasoning

akıl yürütme, muhakeme, mantık

I don't understand the reasoning behind your choice.

Seçiminin arkasındaki mantığı anlamıyorum.

His reasoning was flawed.

Akıl yürütmesi kusurluydu.

((the reasoning behind sth.)) (bir şeyin) arkasındaki mantık I fail to see the reasoning behind this decision.

((sb.'s reasoning)) (birinin) akıl yürütmesi Her reasoning is sound.

Eş anlamlılar: logic, thinking, rationale, argument

'to reason' (akıl yürütmek) fiilinden ve ulaç yapan '-ing' ekinden gelir. Mantıksal düşünme sürecini ifade eder.

'reasoning'i, 'reason'ınızı (aklınızı) kullanma '-ing' eylemi veya süreci olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.