noun

reassurance

güvence, teminat, iç rahatlatma

He needed some reassurance from his boss.

Patronundan biraz güvenceye ihtiyacı vardı.

Her words of reassurance calmed the child.

Onun güvence veren sözleri çocuğu sakinleştirdi.

((from sb.)) (birinden) güvence I needed reassurance from my parents.

bir güvence sözü/sözleri She offered me words of reassurance.

comfort (teselli), encouragement (teşvik); Antonyms: doubt (şüphe), anxiety (endişe)

're-' (tekrar) + 'assure' (temin etmek) + '-ance' (isim eki). Birini tekrar emin kılma eylemi.

Şüphelerini gidermek için birine 'tekrar' ('re-') 'güvence' ('assurance') vermek gibi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.