verb

rectify

düzeltmek, doğrultmak, ıslah etmek

We must rectify the error in the report.

Rapordaki hatayı düzeltmeliyiz.

The company took steps to rectify the situation.

Şirket durumu düzeltmek için adımlar attı.

((bir şeyi)) (bir şeyi) düzeltmek Hatayı düzeltmeliyiz.

Eş anlamlılar: correct, amend, fix, remedy; Zıt anlamlılar: worsen, damage

Latince 'rectus' (doğru, düz) + 'facere' (yapmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'doğru yapmak'.

'rect-' kısmını 'correct' (doğru) veya 'rectangle' (dikdörtgen) kelimelerindeki gibi 'doğru' veya 'düz' anlamında düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.