adjective

redundant

gereksiz, lüzumsuz, işten çıkarılmış

This sentence has redundant information.

Bu cümlede gereksiz bilgi var.

Many workers were made redundant.

Birçok işçi işten çıkarıldı.

((bir şey)) redundant/gereksiz olmak (bir şey) gereksiz olmak This sentence has redundant information.

işten çıkarılmak işten çıkarılmak Many workers were made redundant.

Eş anlamlılar: superfluous, unnecessary, extra; Zıt anlamlılar: necessary, essential

Latince 'redundare' (taşmak) kelimesinden, 're-' (tekrar) + 'undare' (dalgalanmak), 'unda' (dalga) kelimesinden türemiştir.

're-' (tekrar) ve 'unda' (dalga) kelimelerini düşünün. Tekrar tekrar gelen bir dalga gereksizdir veya taşmaktadır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.