noun

reflection

yansıma, aksetme, derin düşünme, düşünce

He saw his reflection in the water.

Sudaki yansımasını gördü.

After a moment of reflection, she agreed.

Bir anlık düşünmenin ardından kabul etti.

Your clothes are a reflection of your personality.

Kıyafetlerin kişiliğinin bir yansımasıdır.

((bir şeyin yansıması)) bir şeyin göstergesi Kıyafetlerin kişiliğinin bir yansımasıdır.

((bir şeydeki yansıma)) bir şeydeki görüntü Sudaki yansımasını gördü.

((düşününce)) düşündükten sonra Düşününce, sanırım yanlış karar verdim.

Synonyms: görüntü, düşünce, değerlendirme; Antonyms: orijinal, kaynak

Latince 're-' (geri) + 'flectere' (bükmek) kelimelerinden gelir. Temel fikir, ışığı veya düşünceyi 'geri bükmektir'.

Bir aynanın görüntünüzü 'geri yansıtmasını' veya zihninizin bir düşünce üzerinde 'düşünmesini' hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.