noun

refugee

mülteci, sığınmacı

Many refugees crossed the border to find safety.

Birçok mülteci güvenli bir yer bulmak için sınırı geçti.

The camp provides shelter for political refugees.

Kamp, siyasi mültecilere barınak sağlıyor.

((bir yerden)) mülteci bir yerden kaçmış kişi He is a refugee from a war-torn country.

Eş anlamlılar: asylum seeker, displaced person, exile

'Refuge' (sığınak) + bir eylemin nesnesi olan kişiyi belirten '-ee' eki. Yani sığınak arayan kişi.

'Refuge' (sığınak) arayan kişi 'refugee' (mülteci) olur. Sonundaki '-ee' genellikle bir kişiyi belirtir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.