verb

refute

çürütmek, yalanlamak, aksini ispatlamak

The lawyer will refute the witness's testimony.

Avukat, tanığın ifadesini çürütecek.

She refuted the accusation that she had cheated.

Kopya çektiği suçlamasını çürüttü.

((bir şeyi)) (bir şeyi) çürütmek. Avukat, tanığın ifadesini çürütecek.

Eş anlamlılar: disprove, rebut, debunk; Zıt anlamlılar: prove, confirm, support

Latince 'geri püskürtmek, çürütmek' anlamına gelen 'refutare' kelimesinden gelir. 're-' (geri) + 'futare' (vurmak).

Bir argümanı yanlış olduğunu kanıtlayarak 'reddetmek' (refuse) gibi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.