adjective

regular

düzenli, normal, olağan

He goes for a regular check-up.

Düzenli bir kontrole gidiyor.

This is the regular procedure.

Bu normal prosedürdür.

I'll have a regular coffee, please.

Normal bir kahve alacağım, lütfen.

((a regular + isim)) sıradan bir ... He is a regular customer.

Eş anlamlılar: usual, normal, standard; Zıt anlamlılar: irregular, unusual

Latince 'kural' anlamına gelen 'regula' kelimesinden gelir. Bir kuralı takip eden şey.

Düz, 'düzenli' çizgiler çizen bir 'cetvel' (aynı kökten 'regula') düşünün. Tutarlıdır ve bir deseni takip eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.