adjective

regulatory

düzenleyici, yasal

The company must meet regulatory requirements.

Şirket, yasal gereklilikleri karşılamalıdır.

She works for a regulatory agency.

Bir düzenleyici kurumda çalışıyor.

regulatory ((isim)) kurallar veya kontrol ile ilgili The government created a new regulatory body.

Eş anlamlılar: controlling, supervisory, governmental

'regulate' kelimesine 'ile ilgili' anlamına gelen '-ory' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur. Yani, 'düzenleme ile ilgili'.

Bir şey 'regulatory' ise, 'regulate' etme (düzenleme) gücüne sahiptir veya 'regulations' (düzenlemeler) ile ilgilidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.