verb

reinforce

güçlendirmek, takviye etmek, pekiştirmek

We need to reinforce the bridge.

Köprüyü güçlendirmemiz gerekiyor.

The event reinforced my beliefs.

Bu olay inançlarımı pekiştirdi.

The general sent troops to reinforce the front line.

General ön cepheyi takviye etmek için asker gönderdi.

((bir şeyi)) güçlendirmek We need to reinforce the bridge.

Eş anlamlılar: strengthen, support, fortify; Zıt anlamlılar: weaken, undermine

're-' (tekrar) + 'in-' (içine) + 'force' (güç) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla, bir şeye tekrar güç katmak.

're-in-force' olarak düşünün: bir şeyi daha güçlü yapmak için içine tekrar güç katmak.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.