noun

accompaniment

eşlik, garnitür

The singer performed with a piano accompaniment.

Şarkıcı piyano eşliğinde performans sergiledi.

Rice is a common accompaniment to this dish.

Pirinç bu yemeğin yanında yaygın bir garnitürdür.

((an accompaniment)) ((to sth.)) (bir şeye) eşlik eden şey Pirinç, körinin yanında mükemmel bir garnitürdür.

((with/without)) ((accompaniment)) eşliğinde/eşliksiz Şarkıyı eşliksiz söyledi.

Eş anlamlılar: backing, supplement, complement

'accompany' (eşlik etmek) kelimesine isim yapan '-ment' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

Müzik veya yemek gibi ana şeye 'eşlik eden' (accompanies) bir şeydir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.