noun

relationship

ilişki, münasebet

She has a good relationship with her parents.

Ailesiyle iyi bir ilişkisi var.

They are in a serious relationship.

Ciddi bir ilişkileri var.

The relationship between smoking and cancer is clear.

Sigara ile kanser arasındaki ilişki açıktır.

((with sb.)) (biriyle) ilişki She has a good relationship with her parents.

((between A and B)) (A ile B arasındaki) ilişki The relationship between the two is complex.

Eşanlamlılar: connection, bond, association, link

'relation' + '-ship' (durum veya koşul belirten bir ek). İlişkili olma durumu.

'-ship' eki genellikle daha kişisel veya tanımlanmış bir bağlantı anlamına gelir. 'Friendship' (arkadaşlık) veya 'partnership' (ortaklık) gibi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.