verb

relax

rahatlamak, gevşemek, dinlenmek

You need to relax and take a break.

Rahatlaman ve bir mola vermen gerekiyor.

The government will relax the rules.

Hükümet kuralları gevşetecek.

Relax your shoulders.

Omuzlarını gevşet.

((sb.)) relaxes (biri) rahatlamak I like to relax on weekends.

((sth.)) relax (bir şeyi) gevşetmek The new law will relax import controls.

Eş anlamlılar: unwind, rest, loosen; Zıt anlamlılar: tense, tighten

Latince 'relaxare' kelimesinden gelir. 're-' (geri) ve 'laxare' (gevşetmek) köklerinden türemiştir. Kelimenin tam anlamı 'geri gevşetmek'tir.

Gergin bir lastik bandın 'gevşemesi' gibi gerginliği serbest bıraktığınızı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.