adjective

relaxing

rahatlatıcı, dinlendirici, gevşetici

Listening to music is very relaxing.

Müzik dinlemek çok rahatlatıcıdır.

We had a relaxing vacation by the beach.

Sahilde dinlendirici bir tatil yaptık.

((sıfat)) bir şeyi veya etkinliği tanımlar. Listening to music is very relaxing.

Eş anlamlılar: calming, soothing, restful; Zıt anlamlılar: stressful, agitating

'relax' fiilinin şimdiki zaman ortacı. Latince 'relaxare' (gevşetmek) kelimesinden gelir.

Rahatlamaya *neden olan* bir şeyi tanımlar. 'The music is relaxING.' '-ing' eki genellikle bir hissin kaynağını tanımlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.