noun

relief

rahatlama, ferahlama, yardım, teselli

It was a relief to finish the exam.

Sınavı bitirmek bir rahatlamaydı.

The charity provides relief to disaster victims.

Hayır kurumu afetzedelere yardım sağlıyor.

The pain relief was almost immediate.

Ağrının hafiflemesi neredeyse anında oldu.

a relief to ((do sth.)) (...yapmak) bir rahatlama It was a relief to hear the good news.

to provide relief for ((sb./sth.)) (...için) yardım sağlamak They provide relief for people in need.

Eş anlamlılar: comfort, ease, aid; Zıt anlamlılar: stress, anxiety

Eski Fransızca 'yeniden kaldırmak' anlamına gelen 'relever' kelimesinden gelir. 're-' (tekrar) + 'lever' (kaldırmak).

'Relief' (rahatlama), sanki üzerinizdeki bir yük 're'smen 'lif't (asansör) ile kaldırılmış gibi hissettirir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.