adjective

relieved

rahatlamış, içi ferahlamış

I was relieved to hear you are safe.

Güvende olduğunu duyduğuma sevindim.

She gave a relieved sigh.

Rahatlamış bir şekilde iç çekti.

to be relieved to ((do sth.)) (...-dığına) sevinmek, rahatlamak I was relieved to find my lost keys.

to be relieved that ((clause)) (...olduğuna) sevinmek, rahatlamak He was relieved that the test was over.

Eş anlamlılar: reassured, comforted, glad; Zıt anlamlılar: worried, anxious

'Relieve' fiilinin geçmiş zaman ortacı. Eski Fransızca 'relever' (yeniden kaldırmak) kelimesinden.

Stres olmadan 're-live' (yeniden yaşayabildiğinizde) 'relieved' (rahatlamış) hissedersiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.