noun

remains

kalıntılar, ceset

They discovered the remains of an ancient city.

Antik bir şehrin kalıntılarını keşfettiler.

The remains of the meal were thrown away.

Yemeğin kalıntıları atıldı.

The police found the victim's remains.

Polis kurbanın cesedini buldu.

the remains of ((sth.)) bir şeyin kalıntıları Antik bir şehrin kalıntılarını keşfettiler.

Synonyms: leftovers, ruins, corpse, residue

'to remain' fiilinden gelir, 'geride kalan şeyler' anlamına gelir. Her zaman çoğul halde kullanılır.

Sonundaki 's' çoğul olduğunu belirtir ve harabeler veya yemek artıkları gibi geride kalan şeylerin bütününü ifade eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.