noun

remedy

çare, deva, çözüm, ilaç

A hot drink is a good remedy for a cold.

Sıcak bir içecek soğuk algınlığı için iyi bir çaredir.

The best remedy for boredom is to find a hobby.

Can sıkıntısı için en iyi çare bir hobi bulmaktır.

They are seeking a legal remedy for the problem.

Sorun için yasal bir çözüm arıyorlar.

((sth.)) için bir çare a remedy for (sth.) Sıcak bir içecek soğuk algınlığı için iyi bir çaredir.

Eş anlamlılar: cure (tedavi), solution (çözüm), treatment (tedavi)

Latince 'remedium' kelimesinden, 're-' (tekrar) + 'mederi' (iyileştirmek). İyileştiren veya düzelten şey.

Bir 'remedy' (çare), sağlığınızla 'yeniden buluşmanıza' yardımcı olur. Aynı zamanda 'çözmek' veya 'düzeltmek' anlamına gelen bir fiil de olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.