noun

attorney

avukat, vekil

She hired an attorney to handle her case.

Davasıyla ilgilenmesi için bir avukat tuttu.

The district attorney presented the evidence in court.

Bölge savcısı delilleri mahkemede sundu.

((an attorney)) bir avukat She works as an attorney.

((attorney for sb./sth.)) (birinin/bir şeyin) avukatı He is the attorney for the defendant.

Eş anlamlılar: lawyer, counsel, avukat

Eski Fransızca'da 'atanmış kişi' anlamına gelen 'atorné' kelimesinden gelir. 'at-' (yönelme) ve 'tourner' (dönmek) kelimelerinden türemiştir, yani yardım için 'yönelinen' kişi.

Bir 'attorney', yasal bir durumu lehinize 'çevirmenize' (turn) yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.