adjective

reminiscent

andıran, hatırlatan

The smell is reminiscent of my grandmother's kitchen.

Koku, büyükannemin mutfağını andırıyor.

He had a reminiscent smile on his face.

Yüzünde geçmişi anımsatan bir gülümseme vardı.

((of sth.)) (bir şeyi) andıran The smell is reminiscent of my grandmother's kitchen.

(niteleme) geçmişi anımsatan He had a reminiscent smile on his face.

Eş anlamlılar: evocative, suggestive; Zıt anlamlılar: forgetful, oblivious

Latince 'reminisci' (hatırlamak) fiilinin sıfat-fiil hali olan 'reminiscens'ten gelir. 'reminisce' kelimesine bakınız.

Bir şey geçmişi 'reminiscent' ediyorsa, zihninizi oraya 'gönderir' (sends).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.