noun

remnant

kalıntı, artık, bakiye

She used the remnant of the fabric.

Kumaşın kalan parçasını kullandı.

They are remnants of a past civilization.

Onlar geçmiş bir medeniyetin kalıntılarıdır.

((bir şeyin kalıntısı)) (bir şeyin) küçük bir kalan kısmı Onlar geçmiş bir medeniyetin kalıntılarıdır.

Eş anlamlılar: kalıntı, artık, bakiye, parça

Latince 'remanere' (kalmak) kelimesinden, 're-' (geri) + 'manere' (kalmak). Kelimenin tam anlamıyla 'geride kalan şey'.

İngilizce 'remain' (kalmak) kelimesine çok benziyor. 'Remnant', geride kalmış olandır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.