adjective

removed

kaldırılmış, çıkarılmış, uzak, mesafeli

The stain was completely removed.

Leke tamamen çıkarıldı.

He felt removed from the conversation.

Kendini sohbetten uzak hissetti.

She is a twice-removed cousin.

O, ikinci dereceden kuzeni.

((sıfat olarak)) uzak, mesafeli He felt removed from the conversation.

Eş anlamlılar: distant, separate, detached; Zıt anlamlılar: close, connected

Latince 're-' (geri) + 'movere' (hareket etmek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'geri hareket ettirmek'.

Bir şeyin fiziksel olarak 'uzaklaştırıldığını' veya duygusal olarak 'mesafeli' olduğunu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.