noun

rendezvous

randevu, buluşma, buluşma yeri

They arranged a rendezvous for the next day.

Ertesi gün için bir randevu ayarladılar.

The café was their usual rendezvous.

Kafe onların her zamanki buluşma yeriydi.

a rendezvous with ((sb.)) (biriyle) randevu Ertesi gün için bir randevu ayarladılar.

a rendezvous at ((a place)) (bir yerde) buluşma yeri Kafe onların her zamanki buluşma yeriydi.

Eş anlamlılar: meeting, appointment, assignation, tryst

Fransızca 'rendez-vous' kelimesinden gelir, kelimenin tam anlamıyla 'kendinizi gösterin' demektir.

Bu bir Fransızca kelimedir. Parçalara ayırın: 'Rendez' (sunmak) + 'vous' (siz). Gizli bir buluşma noktasında 'Kendinizi gösterin!' dediğinizi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.