noun

attraction

cazibe, çekicilik, turistik yer, çekim

The main attraction of the city is its castle.

Şehrin ana cazibe merkezi kalesidir.

I feel a strong attraction to him.

Ona karşı güçlü bir çekim hissediyorum.

The attraction of gravity keeps us on Earth.

Yerçekiminin çekimi bizi Dünya'da tutar.

((the)) attraction ((of sth.)) bir şeyin cazibesi The attraction of the city is its history.

((an)) attraction ((for sb.)) biri için bir cazibe merkezi The park is a big attraction for families.

((a)) tourist attraction turistik yer The Eiffel Tower is a famous tourist attraction.

Synonyms: appeal, charm, draw; Antonyms: repulsion

Latince 'ad-' (yönelme) + 'trahere' (çekmek) kelimelerinden gelir. Temel anlamı 'kendine doğru çekme'dir.

Bir şeyleri kendine 'çeken' bir mıknatıs düşünün. Turistik bir yer insanları kendine 'çeker'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.