verb

repel

püskürtmek, itmek, iğrendirmek

The two magnets repel each other.

İki mıknatıs birbirini iter.

This spray repels insects.

Bu sprey böcekleri uzaklaştırır.

His arrogance repels many people.

Onun kibri birçok insanı iter.

((sth./sb.)) (bir şeyi/birini) püskürtmek veya uzaklaştırmak This spray repels insects.

((sb.)) (birini) iğrendirmek His arrogance repels many people.

Eş anlamlılar: drive away, push back, disgust; Zıt anlamlılar: attract, draw in

Latince 're-' (geri) + 'pellere' (sürmek, itmek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'geri sürmek'.

Bir şeyleri iten manyetik bir 'itme' alanı düşünün. Kelimenin güçlü bir 'geri itme' hissi vardır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.