adjective

repetitive

tekrarlayan, monoton, sıkıcı

The work is very repetitive.

İş çok tekrarlayıcı.

He has a repetitive speaking style.

Tekrarlayan bir konuşma tarzı var.

((repetitive)) ((isim)) bir ismin tekrarlayıcı olduğunu tanımlar The factory job involved repetitive tasks.

Eş anlamlılar: monotonous, tedious, recurrent; Zıt anlamlılar: varied, interesting, diverse

Latince 'repetere' (tekrar yapmak veya söylemek) kelimesinden gelir. 're-' (tekrar) + 'petere' (aramak). '-ive' eki onu bir sıfat yapar.

'repeat' (tekrarlamak) fiilini düşünün. Tekrarlayan bir şey, aynı şeyi tekrar tekrar yapmayı içerir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.