verb

reside

ikamet etmek, oturmak, yaşamak

She currently resides in a small town.

Şu anda küçük bir kasabada ikamet ediyor.

The power to make laws resides in Congress.

Yasa yapma gücü Kongre'ye aittir.

((in a place)) (bir yerde) ikamet etmek Londra'da ikamet ediyor.

((in sb./sth.)) (bir hak, nitelik vb.) (...de) bulunmak, (...e) ait olmak Yetki, yönetim kuruluna aittir.

Eş anlamlılar: live, dwell, inhabit

Latince 'arkada kalmak, dinlenmek' anlamına gelen 'residere'den gelir, 're-' (geri) + 'sedere' (oturmak) kelimelerinden oluşur.

'Geriye yaslanıp' bir yere yerleşip yaşamayı hayal edin. 'Live' kelimesinin daha resmi bir halidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.