adjective

residual

artık, kalan

There was some residual glue on the surface.

Yüzeyde biraz yapıştırıcı kalıntısı vardı.

He still feels some residual anger.

Hâlâ biraz artık öfke hissediyor.

artık ((isim)) ana kısım gittikten sonra kalan There was some residual glue on the surface.

Eş anlamlılar: remaining, leftover, lingering

Latince 'residuum' (kalıntı) kelimesinden, o da 'residere' (geride kalmak) fiilinden gelir. Geride bırakılan şeyi tanımlar.

Geriye kalan şey anlamına gelen 'residue' (kalıntı) ismini düşünün. 'Residual', bu şeyi tanımlayan sıfat biçimidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.