adjective

resilient

dirençli, esnek, çabuk iyileşen

She is a resilient person who recovers quickly.

O, çabuk toparlanan dirençli bir insandır.

This material is very resilient and strong.

Bu malzeme çok esnek ve güçlüdür.

((olmak)) dirençli dirençli olmak She is a resilient person who recovers quickly.

((bir şeye)) dirençli bir şeye karşı dirençli olmak This material is resilient to heat.

Eş anlamlılar: tough, strong, flexible; Zıt anlamlılar: fragile, vulnerable

Latince 'resilire' (geri sıçramak) kelimesinden, 're-' (geri) + 'salire' (sıçramak, zıplamak) köklerinden gelir.

Sıkıştırıldıktan sonra tekrar şekline 'geri sıçrayan' ('re-' + 'salire') bir lastik top hayal edin. Direnç budur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.