verb

resist

direnmek, karşı koymak, dayanmak

He tried to resist the temptation.

Günaha karşı koymaya çalıştı.

The army resisted the attack.

Ordu saldırıya direndi.

The material resists water.

Malzeme suya karşı dayanıklıdır.

((sth.)) (-e) direnmek Askerler düşman saldırısına direndi.

((-ing)) (-meyi) kendine yedirememek Keki yemeye karşı koyamadım.

Eş anlamlılar: oppose, withstand; Zıt anlamlılar: yield, surrender

Latince 'resistere' kelimesinden, 're-' (karşı) + 'sistere' (durmak). Kelimenin tam anlamıyla 'karşı durmak'.

Hareket etmeyen bir duvara karşı ittiğinizi hayal edin. Onun gücüne 'direniyorsunuz'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.