verb

resolve

çözmek, karar vermek, çözümlemek

We must resolve this issue quickly.

Bu sorunu çabucak çözmeliyiz.

She resolved to quit her job.

İşini bırakmaya karar verdi.

The lens can resolve fine details.

Lens, ince detayları çözümleyebilir.

((bir şeyi)) çözmek We must resolve this issue quickly.

((yapmaya)) karar vermek She resolved to quit her job.

Eş anlamlılar: solve, settle, decide; Zıt anlamlılar: hesitate, waver

Latince 'gevşetmek, çözmek' anlamına gelen 'resolvere' kelimesinden gelir. 're-' (tekrar) ve 'solvere' (gevşetmek) kelimelerinden oluşur.

Bir sorunu halledene kadar 'yeniden çözdüğünüzü' (re-solve) veya kesin bir 'karar' (resolution) aldığınızı düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.