noun

resonance

rezonans, tınlama, yankı

The resonance of the cello filled the room.

Çellonun tınısı odayı doldurdu.

Her story had a deep resonance with the audience.

Hikayesi dinleyicilerde derin bir yankı uyandırdı.

((bir şeyin)) tınısı The resonance of the cello filled the room.

((biriyle)) yankı uyandırma Hikayesi dinleyicilerde derin bir yankı uyandırdı.

Eş anlamlılar: reverberation, echo, significance, rapport

Latince 'yankı' anlamına gelen 'resonantia' kelimesinden, 'resonare' (tekrar ses çıkarmak) fiilinden gelir. 're-' (tekrar) + 'sonare' (ses çıkarmak).

'Tekrar ses çıkaran' (re-sound) bir sesi veya insanların zihninde veya kalbinde yankı uyandıran bir fikri düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.