noun

restriction

kısıtlama, sınırlama

There are new restrictions on parking in the city.

Şehirde park etme konusunda yeni kısıtlamalar var.

The government placed a restriction on imports.

Hükümet ithalata bir kısıtlama getirdi.

((bir şey üzerine bir kısıtlama)) bir şey üzerine bir kısıtlama Su kullanımında bir kısıtlama var.

Eş anlamlılar: limitation, constraint, rule; Zıt anlamlılar: freedom, permission

'restrict' fiilinden. '-ion' eki bir eylem veya durumu belirten bir isim oluşturur.

'restriction', 'restricted' (kısıtlanmış) olmanın 'eylemidir' (-ion).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.