verb

accompany

eşlik etmek, beraberinde olmak

I will accompany you to the station.

Sana istasyona kadar eşlik edeceğim.

The thunder was accompanied by heavy rain.

Gök gürültüsüne şiddetli yağmur eşlik etti.

She will accompany him on the piano.

Ona piyanoda eşlik edecek.

((sb./sth.)) (birine/bir şeye) eşlik etmek Sana istasyona kadar eşlik edeceğim.

((sb.)) ((on sth.)) (birine) (bir enstrümanla) eşlik etmek Ona piyanoda eşlik edecek.

Eş anlamlılar: go with, escort, attend; Zıt anlamlılar: abandon, leave

Latince 'ad-' (yönelme) + 'companio' (arkadaş) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'birine arkadaş olmak'.

Birlikte bir yere giden 'a company' (bir grup) arkadaş düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.