noun

audience

seyirci, izleyici, dinleyici, okuyucu kitlesi

The audience clapped loudly.

Seyirciler gürültülü bir şekilde alkışladı.

The book has a wide audience.

Kitabın geniş bir okuyucu kitlesi var.

((bir seyirci kitlesi)) ((sb. oluşan)) bir şeyi izleyen veya dinleyen bir grup insan Gösteri, gençlerden oluşan geniş bir seyirci kitlesi çekti.

Eş anlamlılar: spectators, listeners, viewers, crowd

Latince 'duymak' anlamına gelen 'audire' kelimesinden, 'duyma, dinleme' anlamına gelen 'audientia' yoluyla türemiştir.

'Audience' (seyirci), bir performansın 'audio'sunu (sesini) duymaya gelen insan grubudur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.