verb

retain

alıkoymak, tutmak, korumak

The company needs to retain its best employees.

Şirketin en iyi çalışanlarını elinde tutması gerekiyor.

This material retains heat very well.

Bu malzeme ısıyı çok iyi tutar.

He could retain a lot of information.

Çok fazla bilgiyi aklında tutabiliyordu.

((bir şeyi)) alıkoymak, tutmak The company needs to retain its best employees.

Eş anlamlılar: keep (saklamak), hold (tutmak), maintain (sürdürmek); Zıt anlamlılar: lose (kaybetmek), release (bırakmak), forget (unutmak)

Latince 're-' (geri) + 'tenere' (tutmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'geri tutmak'tır.

Dişlerinizin şeklini 'koruyan' diş 'teli (retainer)' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.