adjective

retired

emekli

My father is a retired teacher.

Babam emekli bir öğretmen.

She is now retired.

O şimdi emekli.

a retired ((isim)) emekli bir (isim) My father is a retired teacher.

to be retired emekli olmak She is now retired.

Eş anlamlılar: pensioned, superannuated; Zıt anlamlılar: working, employed, active

'to retire' fiilinin geçmiş zaman ortacı. '-ed' eki bir durumu veya koşulu belirtir.

Bu, 'retire' (emekli olmak) eyleminden *sonraki* durumu tanımlar. '-ed' eki genellikle tamamlanmış bir eylemi veya sonuç durumunu belirtir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.