reveal
Çeviri
ortaya çıkarmak, ifşa etmek, göstermek
Örnekler
The study revealed a surprising result.
Çalışma şaşırtıcı bir sonuç ortaya çıkardı.
He revealed the secret to his friend.
Sırrı arkadaşına ifşa etti.
The curtain rose to reveal the stage.
Perde kalkarak sahneyi gözler önüne serdi.
Dilbilgisi Kalıpları
((sth.)) (bir şeyi) ortaya çıkarmak Çalışma bazı yeni gerçekleri ortaya çıkardı.
((sth.)) ((to sb.)) (birine) (bir şeyi) ifşa etmek Planını bana ifşa etti.
((that ...)) (... olduğunu) ortaya çıkarmak Kanıtlar onun masum olduğunu ortaya çıkardı.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Latince 'revelare' (ortaya çıkarmak) kelimesinden, 're-' (geri, tekrar) + 'velare' (örtmek, peçelemek). Kelimenin tam anlamıyla 'peçeyi kaldırmak'.
Hafıza İpuçları
're-veil' (tekrar peçelemek) kelimesinin tersini düşünün: altındakini göstermek için peçeyi *kaldırmak*.